ÇOCUKLARDA DÜRTÜSELLİK

Çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanları Prof. Dr. Mücahit Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül, bu kitapta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunu sebepleri, sonuçları, tedavi imkânları ve hukuki boyutuyla, kısacası her yönüyle ele alıyor.

Aile şöyle diyor: “Daha karnımdayken bile kıpır kıpırdı.”, “Televizyon izlerken bile amuda kalkar, taklalar atar.”, “Bu çocuğun freni yok!”, “Kaç yaşına geldi hâlâ söz kesmemeyi öğrenemedi.”, “Düşünmeden hareket ediyor.”, “Çok sabırsız, istekleri hemen olsun istiyor.”, “Onun yüzünden komşulara rezil olduk.”

Öğretmeni şöyle diyor: “Dersi dinleyemiyor, etrafıyla çok ilgileniyor.”, “Derste dalıp gidiyor.”, “Başladığı işi bitiremiyor.”, “Tahtada yazılanları tam olarak defterine geçiremiyor.”, “Öğrendiklerini çabuk unutuyor.”, “Soruları sonuna kadar okumadan yanıtlıyor.”

O ise şöyle diyor: “İçimde bir motor var ve durmuyor.”, “Kafamdaki düşünceler o kadar hızlı ki durduramıyorum ve çok yoruluyorum.”, “Pişmanım ama elimde değil.”, “Kendimi kendimden koruyamıyorum.”, “Kimse beni sevmiyor.”, “Hiç arkadaşım yok.”, “Beni kimse oyuna almıyor.”, “Elimde değil.”, “Çok çalıştım ama sınavda yapamadım.”, “Ben aptal mıyım?”

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği ve dürtüsellik olarak isimlendirilen üç temel belirti kümesinden oluşan nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocukluk çağının iyi tanımlanmış ve en önemli psikiyatrik sorunlarının başında gelir.

DEHB, yaşam boyu devam eden bir bozukluktur. Aile, öncelikle çocuğunda DEHB’nin varlığını kabul etmeli ve çocuğun davranışlarını yönlendirirken bu durumu mutlaka göz önünde bulundurmalıdır. DEHB, çocukluk döneminde başlar, ergenlik ve erişkinlik dönemlerinde ise belirtiler azalsa da devam eder.

DEHB, çocuğun yaşam kalitesini belirleyen, birçok alanda işlev kaybı ile seyreden bir bozukluktur. DEHB’li çocuklar davranışsal, bilişsel, sosyal ve duygusal alanda birçok sorun yaşarlar.

Oyunların kurallarına uymada zorlanmaları, sıralarını bekleyememeleri, hep kendi dedikleri olsun diye tutturmaları nedeniyle arkadaş ilişkileri bozulur. Sorumluluklarını yerine getirememeleri, günlük rutinleri takip etmedeki güçlükleri ve organize olamamaları nedeniyle ev içinde sürekli çatışma alanları oluşur.

Dersleri yeterince takip edememeleri, ödevlerindeki eksiklikler, düzenli ders çalışma alışkanlığı edinememeleri nedeniyle okulda öğretmenleri ile sorunlar yaşarlar. Sonuçta yaşantılarının birçok alanını etkileyen bu soruna anne babalar, öğretmenler, arkadaşlar ve çevrelerindeki birçok kişi dâhil olur. Tıbbi bir bozukluğun sosyal bir soruna yol açması durumu söz konusudur. Bu nedenlerle DEHB’nin çocuğun biyolojisi ve kimyası ile ilgili bir bozukluk olduğunun çevresi tarafından anlaşılması ve kabul edilmesi zordur.

milliyet.com

eğitim danışmanı

site yöneticisi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın