YAPMA DEDİKÇE İNADINA YAPIYOR: BELKİ DE İNADINDAN YAPMIYORDUR

Bazı çocuklar annelerin tabiriyle ‘dur’dan ‘sus’tan anlamaz. “O çekmeceyi açma.” dediğinizde çekmece gözünde sanki bir hazineye dönüşür ve ‘koş, aç’ demişsiniz gibi hareket eder. Bunun sebebi size inat değil, beyninin yaşına uygun çalışması.

Anne, “Kızım bardağı yere atma!” diyor, bardak kırılıyor. “Oğlum koltukların üzerinde zıplama!” diyor, ufaklık yaylı koltuğun üzerinde trambolin bulmuş gibi sıçramaya devam ediyor. Hal böyle olunca, benzer durumlardan muzdarip ebeveynlerden ağız birliği etmişler gibi evlatlarıyla ilgili aynı cümleyi duyuyoruz: “Yapma dedikçe inadına yapıyor.” Bir çocuk neden inadına ‘yapma’ denileni yapar? Bunun türlü sebepleri olabilir. Peki, ya inat etmiyorsa? Zira yapılan araştırmalar 0-7 yaş arasındaki çocukların beyninde –ma, -me olumsuzluk ekinin kodlanmadığını gösteriyor. Yani annesinin ‘yapma’ dediğini, evladı ‘yap’ olarak algılıyor. Bunun gibi çocuğu yaftalayan, yönlendiren birçok olumsuz yargı da o yaşlardaki çocuğun zihninde bir emir telakki edilip kabul görüyor. Mesela bir davranışından annenin ‘sakar’ dediği çocuk, onu doğru kabul ederek yetişkinlikte de yoluna sakar olarak devam edebiliyor.

Çocuklar yedi yaşına kadar ‘teta’ beyin dalgasında bulunuyor. Alfa, beta gibi de türleri bulunan bu dalgalar hayatımızda farklı zamanlarda görülüyor. Beynimizin bulunduğu dalga bizi yönlendiriyor, hareketlerimizi şekillendiriyor. Çocukların içinde bulunduğu teta, hipnotik durum gibi bir nevi gevşeklik, dinginlik, hafiflik ya da uyku öncesi haline benziyor. Bunun sonucunda ise beyin, telkinlere son derece açık oluyor.

Kişisel gelişim uzmanı ve eğitmeni Şebnem Cumhur, bilinçaltının telkinlere en açık olduğu bu 0-7 yaş arası (anne karnındaki süre de dâhil) dönemi bir anlamda ‘beyin yıkama’ evresi olarak adlandırıyor. Çünkü bu yaş grubundaki çocuklar için gerçek veya doğru, ebeveyninin ona söylediklerinden ibaret. O yaşlarda bize öğretilen ne varsa, hayatımızı şekillendiriyor.

Anne-Babalar Beynimizin Mühendisleri

Şebnem Cumhur, beynimizi hard diske benzetiyor. Nasıl bir bilgisayar hard diskinde yazanlara göre işlem yapıyorsa, bizi de beynimize girilmiş veriler, telkinler yönlendiriyor. Ebeveynlerimiz beynimizin mühendisleri gibi bize çeşitli kodlar yazıyor ve hayatımızı o kodlar yönlendiriyor. Bu sistem ise ‘dil’ ile işliyor. Örneğin, ‘en çalışkan, en başarılı olmalısın’ şeklinde kodlanan bir çocuk, büyüdüğünde de kendisini daima gerekli gereksiz bir mücadelenin içinde bulabiliyor. Ya da parkta oynayan yavrusu için endişelenen bir annenin, “Düşeceksin dikkat et!” uyarısı, onun için bir emir gibi olduğundan düşmesi kaçınılmaz oluyor. Bu yüzden cümlelerimizin çocuklara vitamin de zehir de olabileceğini anlatan Cumhur, “Çocuğumuzun ne olmasını istiyorsak öyle kelimeler kullanmaya dikkat etmeliyiz.” uyarısında bulunuyor.

İnatlaşan Çocuğa Nasıl Davranmalı?

* Ebeveynler, çocuklarını suçlamadan önce kendilerine bakmalı. Çünkü çocuk, iki temel ihtiyacını karşılamaya çalışır: Beslenme ve ilgi. Özellikle çocukları yemek yesin diye canhıraş çaba sarf eden anneler, çocuklarına yeterli ilgiyi verip vermediklerini gözden geçirmeli. Zira çocuk sadece ağladığında ya da yaramazlık yaptığında ilgi görüyorsa, bu davranışlarına devam etmesi kaçınılmaz olur.

* Olumsuz bir davranışı tekrar eden çocuk için çare, onun ilgisini pozitif bir cümleyle yapmasını istediğimiz olaya yönlendirmek. Mesela burnunu karıştıran bir çocuğa onu yapmamasını söylersek ilgisi hâlâ burnunda olur ve söylediğimizi anlayamaz. Onun yerine, “Bak, burada ne var?” diyerek sevdiği bir oyuncağı göstermek, odağı burundan oyuncağa çekecek ve çocuğun istemediğimiz davranışı yapmasını önleyecektir.

* Israrla o sırada yapamayacağınız bir şeyi isteyen çocuk için ise oyalayıcı ya da yalan ifadeler durumu kurtarmaya yetmez. Bunlar yerine olumlu, net ve kesinlik içeren bir tavır takınmalı. Örneğin gece yarısı lunaparka gitmek isteyen çocuğa “Yarın gideriz.”, “Parkta canavar varmış.” gibi bahaneler üretmek yerine direkt, “Parka gündüz gidilir.” diyerek dürüst davranmak gerekir.

0-7 Yaş Arası Çocuklar Neleri Anlayamaz?

* -ma -me olumsuzluk ekiyle kurulan cümleleri anlayamaz. Onun için ‘şuraya gitme!’ aslında ‘git’ anlamına gelir.

* Genel ifadeleri anlayamaz. Mesela ona ‘çok mutlu olacağız’ dediğinizde mutluluğun ne ifade ettiğini net bir biçimde belirtmeniz gerekir.

* Denemeyi anlayamaz. Örneğin sizden bir oyuncak almanızı istediğinde ‘bulmaya çalışırım’, ‘çok pahalı ama bir denerim şansımı’, ‘bakarız’ gibi cevaplar vermeniz, onun için hiçbir şey ifade etmez.

Takip et

eğitim danışmanı

Emre at Yönetici
site yöneticisi
Takip et

Latest posts by eğitim danışmanı (see all)

Beğendiysen paylaş...
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInPin on PinterestEmail this to someone

eğitim danışmanı

site yöneticisi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın