ÇOCUKLARI, AŞIRI TÜKETİMİN ELİNDEN NASIL KURTARIRIZ?

Çocuk sahibi birçok ailenin temel problemlerinden birisi de çocuklarını nasıl ödüllendirecekleridir. Özellikle aşırı derecede tüketime dayalı ödül sistemi içinde büyüyen çocuklarda mutsuzluk en önemli problemlerden birisidir. Her istediği yapılan, sürekli maddi ödüllerle desteklenen çocuklar ilerleyen yıllarda ciddi sorunlarla karşılaşmaktadır. Günümüz ailesinde ebeveynin istenen derecede vakit ayıramaması, çocuk eğitimindeki ihmaller bilinçaltı bir suçluluk duygusu oluşturmaktadır. Sonradan kazanılan ciddi imkânların da burada etkisi büyüktür. Parayı ve makamı içselleştiremeyen ailelerde ‘gösteriş ve marka’ düşkünlüğü adeta kimliği destekleyen bir unsur haline gelmektedir.

Tüketim, Yeterince ve Yerinde Olmalı

Farelerle yapılan deneylerde hangi ödül olursa olsun belli bir dozdan sonra artık ödül sistemini çalıştırmadığı gösterilmiştir. Madde bağımlılığı ve kullanımı da bu şekilde gelişmektedir. Süreklilik sağlanamadığı için kişi anormal davranış kalıpları oluşturabilir. Özellikle çocuklarda sürekli maddi ödüllerle ödül sisteminin doyurulması belli bir süre sonra ne olursa olsun o ödüllerin değerinin yitirilmesine sebebiyet verir.

Çocuk için artık her şey sıradan hale gelir. Kırıp döktüğünde veya kıymet vermediğinde de nasıl olsa yerine gelen bir ödül vardır. Böylelikle çocuk elindeki imkânların değerini bilmemeye hatta nankörleşmeye başlayabilir. Bu açıdan tüketim yeterince ve yerinde olmalıdır.

Anne-Baba Önce Kendi Düzeltmeli

Anne babaların da tüketim döngüsüne girerek hayatlarını bu şekilde yaşamaları çocukları içinde ciddi bir stres oluşturmaktadır. Tüketemeyen mutlu olamaz gibi bir anlayış empoze edilir. Tüketim insanın tabiatında vardır ancak israfa kaçmadan yerinde olan tüketimler insanı mutlu eder. Aşırı, gereksiz ve çok tekrarlayan bir döngü zararlıdır. Çocukların mutluluğu için ebeveynin de bu dengeyi sağlaması gerekir.

Tüketim toplumu olduğumuz bu dönemde çocukların gelecekteki mutluluk ve huzurları için önlem almalıyız. Elindeki imkânların farkında olan başkalarına karşı onu üstünlük aracı olarak kullanmayan, bilinçaltı yetersizliklerini tüketimle aşmaya çalışmayan bir topluma ihtiyaç var. Bu konuda hepimiz gereken hassasiyeti göstermeliyiz.

Bu Çocuklar, Acımasız Ve Benmerkezci Oluyor…

Çocuğun güzel davranışları ortaya koyduğu olumlu karakter özellikleriyle ilgi ve dikkat çekmesi normaldir. Ders başarısı olsun olmasın mizacın kendini gösterdiği yıllarda dikkatli olunmalıdır.  Çocuğun olumlu davranışları ortaya çıktığında olumlu bir geri bildirimle güçlendirilmelidir. Güzel ahlak ve davranışlarıyla temayüz edemeyen çocuklar bunun tam tersi kötü davranışlarla ilgi ve dikkat çekmeye çalışabilirler. Hele hele ailenin tutumu da yanlışsa o takdirde tüketen, empati kurmayan, sürekli benmerkezcil bakan, acımasız bir çocuk haline gelebilir. Bu dönemde ailenin kendisine sağladığı imkânları arkadaşları nezdinde üstünlük olarak vurgulayıp diğer arkadaşlarına karşı anormal tepkilere girebilir. Aslında bu durum çocuğun sağlam bir karakter yapısının olmayışından kaynaklanır.

eğitim danışmanı

site yöneticisi

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın